x
sadsad x
asdasd

Bir kedinin sevgisi sessiz olabilir;

Fakat kalbimizde bıraktığı iz bir ömür sürer.

8 Ağustos Dünya Kediler Günü kutlu olsun!

%15 İndirim Kodu: CatsDay


Kedi.webp (41 KB)

Atatürk’ün Köpeği Foks: Çankaya’dan Anıtkabir’e Uzanan Dostluk

10 Temmuz 2026
Atatürk’ün Köpeği Foks: Çankaya’dan Anıtkabir’e Uzanan Dostluk

Atatürk’ün Köpeği Foks: Çankaya’dan Anıtkabir’e Uzanan Dostluk

Bugün Anıtkabir’deki Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi’nde sergilenen Foks, bir zamanlar Çankaya Köşkü’nün en hareketli sakinlerinden biriydi. Bilardo toplarının peşinden koşan, törenlerde Atatürk’ün ayak ucunda bekleyen bu köpeğin öyküsü, resmî kayıtlarla yıllar sonra kaleme alınan hatıraların kesişiminde duruyor. Peki Foks kimdi, Atatürk’ün hayatına nasıl girdi ve hakkında anlatılanların ne kadarı doğrulanabiliyor?

Foks, Atatürk’ün hayatına giren tek köpek değildi. Ancak fotoğraflarda, Çankaya Köşkü’ne ilişkin hatıralarda ve günümüze ulaşan anlatılarda en görünür olanlardan biriydi. Bu nedenle bugün “Atatürk’ün köpeğinin adı neydi?” sorusu sorulduğunda akla ilk gelen isim çoğunlukla Foks olur.

Foks’un öyküsünü anlatırken önemli bir ayrımı unutmamak gerekir: Onunla ilgili bilgilerin bir bölümü fotoğraflara ve resmî kayıtlara, bir bölümü ise Atatürk’ün yakın çevresinde bulunan kişilerin yıllar sonra kaleme aldığı hatıralara dayanır. Dolayısıyla bu yazıdaki “gerçek hikâye” ifadesi, her ayrıntının tartışmasız olduğu anlamına gelmez. Aksine amaç, doğrulanabilen bilgilerle kişisel tanıklıkları birbirinden ayırarak Foks’un izini daha güvenilir biçimde sürebilmektir.

Atatürk’ün Köpeği Foks Kimdi?

Foks, Mustafa Kemal Atatürk’ün en çok bilinen köpeklerinden biridir. Atatürk’ün hayatında farklı dönemlerde Alp ve Alber adlı köpeklerin de bulunduğu aktarılır. Foks ise onun son köpeklerinden biri olarak özellikle Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki Çankaya yaşamıyla özdeşleşmiştir.[2][3]

Fotoğraflarda Atatürk’ün yakınında görülen Foks, yalnızca köşkün bahçesinde yaşayan bir evcil hayvan değildi. Hatıratlarda çalışma odasına girebildiği, çeşitli toplantı ve törenlerde Mustafa Kemal Atatürk’e eşlik ettiği anlatılır. Bu görünürlük, Foks’u zaman içinde Atatürk’ün hayvan sevgisini temsil eden en tanınmış figürlerden biri hâline getirmiştir.

Foks’un hikâyesini değerli kılan yalnızca ünlü bir devlet insanının köpeği olması değildir. Onun varlığı, yoğun bir devlet yaşamının içinde gündelik dostluğun, oyunun ve canlılarla kurulan bağın da kendine yer bulabildiğini gösterir.

foks1.jpg (453 KB)

Yalova Anlatısı: Atatürk ile Foks Nasıl Karşılaştı?

Foks’un Atatürk’ün hayatına nasıl girdiğine ilişkin birden fazla anlatım bulunmaktadır. Cemal Granda’nın hatıralarında öne çıkan anlatıya göre karşılaşma Yalova’da gerçekleşmiştir. Atatürk’ün, seyyar fotoğrafçılık yapan Hasan Efendi’nin yanında gördüğü yavru köpekle ilgilendiği ve daha sonra onu aldığı aktarılır.[3]

Bazı anlatımlarda Foks’un hediye edilmek istendiği, bazılarında ise satın alındığı belirtilir. Falih Rıfkı Atay da Foks’un Atatürk’e hediye edildiğini yazar.[2] Bu farklılık, söz konusu hikâyenin büyük ölçüde kişisel hatıralar üzerinden günümüze ulaşmasından kaynaklanır.

Fotoğraflar ve hatıratlar, Foks’un Atatürk’ün hayatına girdikten sonra Çankaya’daki gündelik yaşamın görünür bir parçasına dönüştüğünü ve bazı gezilerde ona eşlik ettiğini göstermektedir. Bununla birlikte tanışmalarına ilişkin ayrıntılar kaynaklarda aynı biçimde aktarılmaz.

Foks’un Irkı Neden Kesin Olarak Bilinmiyor?

“Atatürk’ün köpeği Foks hangi cinsti?” sorusu, onun hakkında en çok merak edilen konuların başında gelir. Fakat bu soruya kesin bir ırk adıyla karşılık vermek mümkün değildir.

Bazı kaynaklarda Foks’un puanter olduğu belirtilirken bazı anlatımlarda terrier veya fox terrier özellikleri taşıdığı ileri sürülür. Hatıratlarda ise belirli ve soylu bir ırktan gelmediği yönünde ifadeler bulunmaktadır. Fotoğraflardan hareketle yapılan tahminler de birbirinden farklıdır.

Bu nedenle Foks’un kesin olarak fox terrier ya da puanter olduğunu söylemek mümkün değildir; kaynaklar bu konuda ortak bir bilgi sunmamaktadır. Üstelik onun tarih içindeki yerini belirleyen, hangi ırka ait olduğundan çok Atatürk’le kurduğu ilişki olmuştur. Bir köpeğin değeri soy kütüğünden değil, yaşamına dokunduğu insanlarla kurduğu bağdan gelir.

Foks adının “fox terrier” ifadesinden geldiği düşünülebilir; ancak isim benzerliği tek başına ırkı kanıtlamaz. Kaynaklarda “Foks” ve zaman zaman “Fox” yazımlarının kullanılması da bu konuda kesin sonuç çıkarmaya yeterli değildir.

Çankaya Köşkü’nde Patilerin Sesi

Çankaya Köşkü, genç Cumhuriyet’in önemli kararlarının alındığı bir çalışma alanıydı. Bununla birlikte Atatürk’ün dinlendiği, yakın çevresiyle vakit geçirdiği ve gündelik hayatını sürdürdüğü bir yaşam alanıydı. Foks’un hikâyesi, köşkün bu daha kişisel tarafına açılan küçük bir pencere gibidir.

Falih Rıfkı Atay, Foks’un birkaç yıl boyunca eski ve yeni Çankaya köşklerinde bulunduğunu aktarır. Törenlerde Atatürk’ün ayaklarının dibinde durduğunu, bulunduğu ortama kolayca dâhil olduğunu ve zaman zaman hareketli davranışlarıyla çevresindekilerin dikkatini çektiğini anlatır.[2]

Atay’ın aktardığı anılardan biri Foks’un bilardo masasına çıkıp toplarla oynamasıdır. Bu küçük ayrıntı, onu donuk bir tarih fotoğrafından çıkarıp hareketli bir köşk sakinine dönüştürür. Atatürk’ün de Foks’un bu davranışlarını çoğu zaman gülümseyerek karşıladığı aktarılır.

Foks’un törenlerde, çalışma ortamlarında ve bazı gezilerde Atatürk’ün yakınında görülmesi, aralarındaki ilişkinin yalnızca boş zamanlarla sınırlı olmadığını düşündürür. Foks, sahibinin hayatında görünür bir eşlikçiydi. Bazen ayak ucunda sessizce bekliyor, bazen de yaptığı küçük yaramazlıklarla resmî atmosferin ciddiyetini bir anlığına dağıtıyordu.

Bir Fotoğraf Karesinden Daha Fazlası

Atatürk ile Foks’un birlikte çekilmiş fotoğrafları, bu dostluğun günümüze ulaşmasında önemli bir yere sahiptir. Fotoğraflarda Foks’un çoğu zaman Atatürk’ün yakınında bulunması, onun Çankaya yaşamının geçici bir konuğu olmadığını gösterir.

Yine de fotoğrafların bize anlatabileceklerinin bir sınırı vardır. Bir karedeki yakınlık, ilişkinin her ayrıntısını açıklamaz. Bu nedenle Foks’un Atatürk’ün ruh hâlini nasıl etkilediği veya aralarında tam olarak nasıl bir günlük rutin bulunduğu konusunda kesin hükümler vermek doğru olmaz.

Söylenebilecek olan şudur: Foks’un Atatürk’ün yakınında bulunmasına izin verilmiş, farklı ortamlarda ona eşlik etmiş ve dönem tanıklarının hatıralarında yer edecek kadar görünür olmuştur. Bu tablo, aralarında sıradan bir sahiplik ilişkisinin ötesine geçen bir alışkanlık ve güven bağı bulunduğuna işaret eder.

foks2.jpg (280 KB)

Kesin Bilgilerle Hatıratları Ayırmak Neden Önemli?

Foks hakkında internette dolaşan içeriklerin bir kısmı, duygusal anlatımları tarihsel gerçeklerle karıştırabilmektedir. Onun Atatürk’ün sesini her duyduğunda koştuğu, her toplantıya katıldığı veya Atatürk’ün bütün dinlenme saatlerini onunla geçirdiği gibi ayrıntılar, açık bir kaynak gösterilmeden kesin bilgi olarak sunulmamalıdır.

Foks’un fotoğraflarda Atatürk’ün yakınında görülmesi, birkaç yıl Çankaya Köşkü’nde yaşaması ve ölümünden sonra tahnit edilerek korunması daha güçlü biçimde belgelenebilen bilgilerdir. Tanışma biçimi, ırkı ve son dönemindeki bazı olaylar ise farklı hatıratlarda değişen ayrıntılarla anlatılır.

Hatıratların değersiz olduğu düşünülmemelidir. Aksine kişisel anılar, tarihî kişiliklerin gündelik hayatını anlamamıza yardımcı olur. Ancak hatırat, doğası gereği anlatıcının hafızasını ve yorumunu taşır. Güvenilir bir içerik, tanıklıkları aktarmalı fakat onları resmî kayıtlarla aynı kesinlik düzeyinde sunmamalıdır.

Foks’un Son Yılları ve Hikâyenin Hüzünlü Tarafı

Foks’un son yılları hakkındaki bilgiler büyük ölçüde Falih Rıfkı Atay’ın aktardığı hatıralara dayanır. Bu anlatıya göre Foks zamanla daha sert davranışlar göstermeye başlamış ve bir gün Atatürk’ün elini ısırmıştır. Atatürk’ün bu davranışı köpeğin kötü niyetiyle açıklamadığı; ancak Foks’un güvenlik amacıyla çiftliğe götürüldüğü aktarılır.[2]

Atay’ın hatıratının devamında, çevresindekilerin Foks’un öldürülmesi için Atatürk’ten izin aldığı belirtilir. Bu ayrıntı doğrudan bir resmî ölüm belgesine değil, kişisel tanıklığa dayanır.

Foks’un bedeni daha sonra tahnit edilmiştir. Atay, Atatürk’ün bir süre sonra Foks’u bu hâlde görmekten üzüntü duyduğunu ve bulunduğu yerden kaldırılmasını istediğini aktarır.[2] Bu anlatı, bir hayvanın bedensel hatırasıyla karşılaşmanın Atatürk için ne kadar zor olduğunu düşündüren hüzünlü bir ayrıntıdır.

Foks’a ilişkin bu anlatıdan hareketle saldırganlığın yaşlanmanın doğal ve kaçınılmaz bir sonucu olduğu düşünülmemelidir. Köpeklerde sonradan ortaya çıkan davranış değişikliklerinin arkasında ağrı, hastalık, korku veya çevresel stres bulunabilir. Günümüzde böyle bir değişiklik gözlemlendiğinde köpeği cezalandırmak yerine veteriner hekim değerlendirmesi alınması önerilir.[4]

Foks Günümüzde Nerede?

Foks’un tahnit edilmiş bedeni, sanılanın aksine Ankara Etnografya Müzesi’nde değildir. Günümüzde Anıtkabir’deki Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi’nin “Çalışma Ofisi ve Atatürk’ün Özel Kitaplığı” bölümünde sergilenmektedir.

Anıtkabir’in resmî kaydına göre Foks’un tahnit işlemi Necdet Pençe tarafından yapılmış, daha sonra eşi İrfan Pençe tarafından 15 Ekim 1969’da Anıtkabir’e bağışlanmıştır.[1] Böylece Çankaya Köşkü’ndeki gündelik yaşamın bu sessiz tanığı, Atatürk’ün çalışma hayatını anlatan bölümde korunmaya devam etmiştir.

Bu resmî kayıt aynı zamanda hatıratların sınırını gösteren önemli bir örnektir. Bazı eski anlatımlarda Foks’un tahnit edilmiş bedeninin kaldırıldıktan sonra gömülmüş olabileceği ifade edilirken günümüze ulaşan eser ve Anıtkabir kayıtları, onun korunduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Foks’un bugün bulunduğu yer yalnızca müze içindeki bir sergileme noktası değildir. O bölüm, ziyaretçilere devlet insanı Atatürk’ün yanında hayvanlarla bağ kurabilen, onların varlığına yaşamında yer açan daha kişisel yönünü de hatırlatır.

Atatürk’ün Hayatındaki Diğer Köpekler: Alp ve Alber

Foks, Atatürk’ün tek köpeği değildi. Hatıratlarda ondan önce Alp ve Alber adlı köpeklerden de söz edilir. Bu nedenle “Atatürk’ün köpeğinin adı Foks’tu” demek eksik bir anlatım olur. Daha doğru ifade, “Atatürk’ün en çok bilinen köpeklerinden biri Foks’tu” şeklindedir.

Alp, Atatürk’ün askerlik yıllarıyla; Alber ise Millî Mücadele dönemine ilişkin anlatılarla anılır. Foks’un diğerlerinden daha fazla tanınmasında, Çankaya yıllarında çekilen fotoğraflarda görünmesi ve yakın çevrenin hatıralarında daha ayrıntılı yer alması etkili olmuştur.[3]

Bu üç ismin birlikte anılması, Atatürk’ün köpeklerle ilişkisinin hayatının yalnızca kısa bir dönemine ait olmadığını düşündürür. Farklı yıllarda farklı köpeklerin onun yanında bulunması, hayvanlarla kurduğu bağın sürekliliğini gösteren anlamlı bir ayrıntıdır.

foks3.jpg (360 KB)

Foks’un Hikâyesi Bugün Neden Hâlâ İlgi Görüyor?

Foks’un bir kurtarma operasyonu gerçekleştirdiği ya da sahibini yıllarca aynı yerde beklediği anlatılmaz. Onun hikâyesini kalıcı kılan, gündelik hayatın içindeki sade yakınlıktır. Bazen en güçlü bağlar büyük kahramanlıklarla değil, aynı ortamı paylaşmakla, birbirinin varlığına alışmakla ve sessizce yan yana durmakla kurulur.

Foks, bir liderin hayatındaki insani ayrıntıyı görünür kılar. Tarih kitaplarında kararları, konuşmaları ve mücadeleleriyle tanıdığımız Atatürk’ün çalışma odasında bir köpeğe yer açması, onu hayvanseverlerin gözünde daha erişilebilir bir yönüyle anlatır.

Bu dostluk aynı zamanda hayvanların hayatımızdaki yerini yeniden düşünmemizi sağlar. Bir köpek için sahibinin makamı, unvanı veya toplumdaki konumu önemli değildir. Onun dünyasında güven veren ses, tanıdık koku ve yanında huzur bulduğu insan vardır. Belki Foks’un hikâyesinin kuşaklar sonra bile kalplere dokunmasının nedeni tam olarak budur.

Yanlış Bilinenler ve Doğruları

  • Yanlış: Foks, Atatürk’ün tek köpeğiydi.
    Doğru: Atatürk’ün hayatında Alp ve Alber adlı köpeklerin de bulunduğu aktarılmaktadır. Foks, bunların içinde en çok tanınan isimdir.
  • Yanlış: Foks kesinlikle fox terrier cinsiydi.
    Doğru: Foks’un ırkı konusunda kaynaklar görüş birliği sunmaz. Puanter, terrier ve belirli bir ırka bağlanmayan köpek gibi farklı bilgiler bulunmaktadır.
  • Yanlış: Foks günümüzde Ankara Etnografya Müzesi’ndedir.
    Doğru: Foks, Anıtkabir’deki Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi’nde sergilenmektedir.[1]
  • Yanlış: Foks Çankaya Köşkü’nde çok uzun yıllar yaşadı.
    Doğru: Falih Rıfkı Atay, Foks’un eski ve yeni köşkte birkaç yıl bulunduğunu aktarır.[2]
  • Yanlış: Foks’un sonuna ilişkin bütün ayrıntılar resmî belgelerle kesinleşmiştir.
    Doğru: Son dönemine ilişkin bilgilerin önemli bir bölümü kişisel hatıratlara dayanır.

Köpeğinizle Yaşam İçin Küçük Bir Hatırlatma

Bir köpeğin davranışındaki değişimi “inat”, “şımarıklık” veya yalnızca yaşlılıkla açıklamak yanıltıcı olabilir. Özellikle daha önce görülmeyen huzursuzluk, dokunulmaya karşı tepki, saklanma veya saldırganlık gibi belirtiler ortaya çıktığında öncelikle veteriner hekim değerlendirmesi alınmalıdır. Yaşlı köpeklerdeki davranış değişikliklerinin sağlık nedenleri bulunabileceği için bunların göz ardı edilmemesi önerilir.[4]

Köpeğinizle güvene dayalı bir ilişki kurmanın temelinde ceza değil; tutarlı rutinler, ihtiyaçlarına uygun bakım ve onun beden dilini anlamaya çalışmak bulunur. Dostunuzun sınırlarına saygı göstermek, dinlenebileceği güvenli bir alan hazırlamak ve değişen ihtiyaçlarını zamanında fark etmek, ona sunabileceğiniz sevginin en somut biçimlerindendir.

Sık Sorulan Sorular

Atatürk’ün köpeğinin adı neydi?

Atatürk’ün hayatında Alp, Alber ve Foks adlı köpeklerin bulunduğu aktarılmaktadır. Bunlar arasında bugün en fazla tanınan ve Atatürk’ün köpeği denildiğinde akla ilk gelen isim Foks’tur.

Foks hangi köpek cinsiydi?

Foks’un cinsi kesin olarak bilinmemektedir. Bazı kaynaklarda puanter, bazı anlatımlarda terrier veya fox terrier olarak geçerken kimi hatıratlarda belirli bir ırka bağlanmayan bir köpek olduğu belirtilir.

Atatürk Foks’u nereden aldı?

Cemal Granda’nın hatıralarına dayanan anlatıya göre Foks, Yalova’da seyyar fotoğrafçılık yapan Hasan Efendi’nin yanında görülmüştür. Köpeğin satın alındığı veya hediye edildiği konusunda farklı anlatımlar bulunmaktadır.[3]

Foks Çankaya Köşkü’nde ne kadar yaşadı?

Kesin bir tarih aralığı vermek güçtür. Falih Rıfkı Atay, Foks’un birkaç yıl boyunca eski ve yeni Çankaya köşklerinde Atatürk’ün yanında bulunduğunu aktarır.[2]

Foks Atatürk’ü ısırdı mı?

Falih Rıfkı Atay’ın hatıratında Foks’un bir gün Atatürk’ün elini ısırdığı anlatılır. Bu bilgi resmî bir olay kaydından değil, dönemin tanıklarından birinin hatıralarından gelmektedir.[2]

Foks’un sonu nasıl oldu?

Atay’ın anlatımına göre Foks, davranışlarının sertleşmesinin ardından çiftliğe götürülmüş ve daha sonra öldürülmesi için Atatürk’ten izin alınmıştır. Bu bilgi resmî bir ölüm belgesine değil, kişisel hatırata dayanmaktadır.

Foks neden tahnit edildi?

Foks’un neden tahnit edildiğine ilişkin ayrıntılı ve kesin bir resmî açıklama bulunmamaktadır. Anıtkabir kayıtları, tahnit işleminin Necdet Pençe tarafından yapıldığını ve Foks’un 15 Ekim 1969’da İrfan Pençe tarafından Anıtkabir’e bağışlandığını belirtmektedir.[1]

Foks bugün nerede?

Foks’un tahnit edilmiş bedeni, Anıtkabir’deki Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi’nin Atatürk’ün çalışma ofisi ve özel kitaplığına ayrılan bölümünde sergilenmektedir.[1]

Foks mu, Fox mu yazılır?

Bazı eski metinlerde ve internet aramalarında “Fox” yazımıyla karşılaşılabilir. Türkçe tarihsel içeriklerde ve Anıtkabir’in resmî sayfasında kullanılan isim “Foks”tur.

Sessiz Bir Dostluğun Kalıcı Hatırası

Atatürk ve Foks’un dostluğu, tarih içindeki yerini büyük bir olaydan değil, gündelik hayatın küçük anlarından alır. Ayak ucunda bekleyen bir köpek, bilardo toplarının peşinden koşan hareketli bir dost ve kalabalıkların arasında sahibinden uzaklaşmayan tanıdık bir siluet…

Foks’un hikâyesinin bütün ayrıntılarını kesin olarak bilemeyebiliriz. Fakat fotoğraflar, hatıratlar ve Anıtkabir’de korunan bedeni, onun Atatürk’ün yaşamında görünür bir yere sahip olduğunu göstermektedir. Çankaya Köşkü’nde başlayan bu yolculuk, bugün Anıtkabir’de ziyaretçileri karşılayan sessiz bir hatıra olarak devam etmektedir.

Belki de Foks’un öyküsünü unutulmaz kılan, insanlarla hayvanlar arasındaki bağın zamana karşı dayanıklılığıdır. İnsanlar gider, mekânlar değişir ve yıllar geçer; ancak sevgiyle hatırlanan bir dostun bıraktığı iz, nesiller boyunca yaşamayı sürdürür.

Kaynaklar

Petihtiyac olarak tarihî ve hayvan sağlığıyla ilgili içeriklerde güncel, güvenilir ve doğrulanabilir bilgilere öncelik veriyoruz. Bu yazı hazırlanırken resmî müze kayıtları, dönemin tanıklarının hatıratları ve hayvan refahı alanındaki başvuru kaynakları incelenmiştir.

  1. 1.Anıtkabir Komutanlığı – Çalışma Ofisi ve Atatürk’ün Özel Kitaplığı
  2. 2.Falih Rıfkı Atay’dan Atatürk ve Foks – HAYTAP arşivi
    Asıl eser: Falih Rıfkı Atay, Çankaya, Bateş Yayınları, 1984.
  3. 3.Cemal Granda – Atatürk’ün Uşağı İdim, TBMM Kütüphanesi kaydı
    Cemal Granda, hazırlayan Turhan Gürkan, Hürriyet Yayınları, 1973.
  4. 4.RSPCA – Yaşlı Köpeklerin Bakımı ve Davranış Değişiklikleri

Kaynaklara son erişim tarihi: 20 Temmuz 2026

Bilgilendirme notu: Foks’un hayatına ilişkin bazı ayrıntılar resmî kayıtlardan değil, yıllar sonra kaleme alınmış kişisel hatıratlardan gelmektedir. Bu nedenle kaynaklar arasında farklılık bulunan bilgiler yazı içinde açıkça belirtilmiştir. Köpeğinizde ani veya belirgin bir davranış değişikliği gözlemliyorsanız veteriner hekiminize danışınız.

T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.